Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun (KTFF) 1955 yılında kurulması, yalnızca bir sportif organizasyonun başlangıcı değil; aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının kültürel ve siyasi varlığını sahalarda ilan ettiği tarihi bir adımdı. 

Bu girişim, yalnızca bir federasyonun kurulması değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının kendi kimliğine ve iradesine sahip çıkışının simgesiydi. KTFF’nin kurulmasına öncülük eden isimler arasında dönemin önemli kulüp yöneticileri ve toplum liderleri yer aldı. Ahmet Sami Topcan, KTFF’nin kurucu başkanlarından biri olarak, bu sürecin en önemli figürlerinden biriydi. Çetinkaya Türk Spor Kulübü Başkanı Osman Ertuğ, Doğan Türk Birliği’nden Hasan Hilmi, Yenicami’den Nevzat Dedeoğlu, Gençlik Gücü’nden Ziya Rızkı gibi isimler de federasyonun kurulmasına destek verdi. Bu kararlı topluluk, 29 Ekim 1955 tarihinde Lefkoşa’da yapılan toplantıda bir araya gelerek KTFF’yi resmen kurdu. Süleyman Göktaş ve Ahmet Sami Topcan, KTFF’nin ilk başkanları arasında yer aldı ve Türk futbolunun adada sistemli bir şekilde yapılandırılmasında büyük rol oynadılar. Topcan, özellikle federasyonun kuruluşunda gösterdiği liderlik ve vizyonuyla, Kuzey Kıbrıs futbolunun temellerini sağlamlaştıran bir isim olarak tarihe geçti. 

Ancak bu onurlu yürüyüş, başından beri kolay olmadı. Kıbrıslı Türkler, kendi futbol düzenlerini kurmaya çalışırken her adımda büyük engellerle karşılaştılar. En temel ihtiyaçlar bile büyük bir mücadele gerektiriyordu. O dönemlerde Türk kulüplerinin ne antrenman yapabileceği sahaları vardı ne de yeterli ekipmanı. Rum kontrolündeki futbol sahalarına erişim sistematik şekilde engelleniyor, Türk takımları dışlanıyor, hakem atamaları dahi taraflı yapılıyordu. Maçlar çoğu zaman toprak zeminlerde, kale direkleri ağaçtan, çizgiler ise kireçten yapılarak oynanıyordu. Forma bulmak, top temin etmek bile başlı başına bir mücadeleydi. Türk futbolcular, çoğu zaman kendi ceplerinden para toplayarak sahaya çıkabiliyordu. Sadece saha içinde değil, saha dışında da ciddi baskılar söz konusuydu. Rumlar, Türk takımlarının varlığını zayıflatmak için siyasi baskılarla, spor alanındaki birlikteliği kırmaya çalışıyordu. Kıbrıs Türk toplumunun futbol yoluyla bir araya gelmesini istemeyen bu anlayış, zamanla daha açık bir ayrımcılığa dönüştü. KTFF, tüm bu zorluklara karşı dimdik durdu. Kıbrıslı Türk spor insanları, kendi liglerini kurarak mücadeleyi başlattılar. Stat yoktu ama inanç vardı. Hakem eğitimi yoktu ama adalet duygusu vardı. Formalar eskiydi ama yürekler yenilmezdi. 1974 Barış Harekâtı’nın ardından Kuzey Kıbrıs’ta Türk yönetiminin güçlenmesiyle birlikte futbolun da nefes alacağı alanlar oluştu. 

Kıbrıs futbol tarihi içinde önemli bir dönüm noktası da 1980 yılında düzenlenen Kıbrıs Barış Kupası oldu. Türkiye’den Trabzonspor, Fenerbahçe ve Zonguldakspor gibi kulüplerin katıldığı bu turnuva, Kıbrıs Türk futboluna ulusal bir moral ve destek dalgası getirdi. Turnuvanın galibi Trabzonspor olurken, bu organizasyon hem Türkiye ile olan bağları güçlendirdi hem de Kuzey Kıbrıs halkına uluslararası düzeyde umut verdi. Trabzonspor’un kazandığı bu kupayla birlikte Türk futbol dünyasının gözü bir kez daha Kıbrıs’a çevrildi. Kıbrıs Barış Kupası, sadece bir sportif organizasyon değil, aynı zamanda Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkına olan dayanışmasının da güçlü bir sembolü oldu

 Türkiye ile kurulan ilişkiler sayesinde kulüpler sahalara, federasyon ise organizasyona kavuştu. Ancak en büyük zorluk hâlâ aşılamamıştı: Uluslararası tanınma. KTFF, yıllardır FIFA ve UEFA tarafından tanınmadığı için uluslararası resmi maçlara katılamıyor. Bu nedenle Kuzey Kıbrıs’taki futbolcular, hak ettikleri uluslararası vitrine çıkamıyor, kulüpler Avrupa kupalarında mücadele edemiyor. Buna rağmen KTFF, 2013’te CONIFA üyeliğiyle yeni bir soluk kazandı ve “tanınmayanlar” arasında kendi sahnesini kurdu. 

 Tüm bu zorluklar içinde KTFF ve bağlı kulüpler, hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmedi. Onlar, futbolu sadece topun peşinden koşmak olarak görmedi; kendi kültürlerinin, kimliklerinin ve dayanışmalarının sahaya yansıması olarak kabul etti. Bugün, Kuzey Kıbrıs’ta oynanan her maç, bir hatıranın devamı, bir geçmişin direnişi ve geleceğe uzanan umutlu bir adımdır. 

Bugün, KTFF çatısı altında Süper Lig’den 1. Lig’e, BTM Liglerinden altyapıya kadar geniş bir futbol ekosistemi var. Her kulüp, geçmişin toprak sahalarından bugünün modern çimlerine uzanan bu tarihi yürüyüşün bir parçası. Kuzey Kıbrıs’ta futbol hâlâ FIFA’dan tanınma bekliyor olabilir, ama sahada oynanan her maç, aslında yıllar önce kurulan o hayalin hâlâ ayakta olduğunu kanıtlıyor. Bu lig, sıradan bir spor organizasyonu değil; bir halkın kendini ifade ettiği, direndiği ve yaşadığı bir yaşam biçimi olmaya devam ediyor.